İlmi ve Metodolojik Araştırmalar Derneği, üniversitelerden ‘yerli ve milli’ bilim inşa edilmesini istedi

İlmi ve Metodolojik Araştırmalar Derneği (İLMAR), 2014’te kuruluşundan itibaren “tevhidi düşünce” adını verdikleri fikri, çeşitli çalıştay ve toplantılarla yaygınlaştırmaya çalışıyor. Yönetim kurulu başkanlığını Hacı Bayram Veli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nden Osman Şimşek’in yürüttüğü İLMAR, Aydınlanma ve laiklik ile mücadele etmesiyle biliniyor. Şimşek’in derneğin sitesinde yazdığı son yazıda karma eğitim modelinin Protestanlara ait olduğunu öne sürerek “yerli ve milli” olmadığını belirtmesi de dikkat çekiyor.

Tevhidi Düşünce Işığında İlim Dallarının Yeniden İnşası İkinci Uluslararası Şûrası dizisine 2018’de başlayan derneğin, Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi’yle yapılan işbirliklerinin ardından Trakya Üniversitesi ev sahipliğinde ilk uluslararası şûrayı 2020’de düzenlediği öğrenildi. Söz konusu dernek son olarak Çankırı Karatekin Üniversitesi Genel Sekreterliği aracılığıyla tüm üniversite yönetimlerine ikinci şûranın düzenleneceğine ilişkin yazı gönderdi.

Üniversitelere gönderilen çağrı metninde, bilimin evrensel değerleri ve araştırma yöntemleri, “ithal” olarak nitelendirilerek “Türk toplumunun ‘yerli ve milli’ içerikli bir düşünce yöntemine, bunun arayışına, ilim dallarında yeniden inşasını gerçekleştirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır” ifadeleri kullanıldı.

(Haluk Dağdevir)

‘YOĞUN BİR DİNSELLEŞME’

Eğitim-İş İzmir 4 No’lu Yükseköğretim Şube Başkanı Haluk Dağdevir, konuya ilişkin Cumhuriyet’e yaptığı açıklamada “Yazıyı incelediğimizde mevcut siyasi iktidarın kendi ideolojisini eğitim yoluyla tüm topluma uygulanabilir hale getirmek için bir bilimsel altyapı oluşturma çabası içinde olduğunu görüyor ve düşünüyoruz” dedi. 

Dağdevir, “Yoğun bir dinselleşme egemen kılınmaya çalışılıyor. ÇEDES projesi ile başlayan uygulamalar yükseköğretime de sirayet ettirilmeye çalışılıyor. Bizler bu şurayı izleyeceğiz. Gerektiği durumda akademisyenlerimiz ve bilim insanlarımızla birlikte müdahale edeceğiz” diye konuştu. 

(Kadem Özbay)

‘KAPIDAN SOKULMAMALI’

Eğitim-İş Başkanı Kadem Özbay, şuraya ilişkin “Bu oluşum, yolladığı resmi yazıda kullandığı kavramlarla aslında, değil üniversitelerde panel düzenlemek, üniversitelerin kapısından bile sokulmaması gerektiğini ortaya koymaktadır” değerlendirmesinde bulundu.

“Laiklik karşıtı makaleleriyle bilinen İLMAR gibi kuruluşların kendinde üniversitelerde şûra yapacak cüreti nereden bulduğu sorusunun en önemli soru olduğunu” kaydeden Özbay, “Cevap, iktidar blokunun eğitime bakış açısıyla İLMAR’ın niyetleri arasındaki benzerlikte saklıdır. Osman Şimşek, tıpkı iktidar blokundaki HÜDA PAR ve YRP gibi, karma eğitimin bir Protestan sistemi olduğunu ve öğrencilerin başarısını düşürdüğünü iddia ediyor. Aynı şahıs, kız okulları gibi laiklik karşıtı ve çağdışı bir modeli hararetle savunuyor” ifadelerini kullandı.

Özbay, “Konunun takipçisi olduğumuzun ve laiklik karşıtı en ufak bir söyleme karşı her zaman olduğu gibi bayrak açacağımızın altını çiziyoruz” dedi. 

(Özgür Bozdoğan)

‘YENİ REJİMİN IPUÇLARI’

Eğitimci Özgür Bozdoğan, “Üniversiteler evrensel değerler üzerine inşa edilmiş hakikati arayan kurumlardır. Gerici tahakküm yükseköğretim alanında da kendini var etmeye çalışıyor” ifadelerini kullandı. Evrensel düşünceden koparak “yerli ve milli” bir yöntem adı altında üniversiteler arasında bir işbirliğiyle yapılan bu tür faaliyetlerinin yeni bir rejimin ipuçlarını verdiğini kaydeden Bozdoğan, “Bizim açımızdan kabul edilemez. Biz burada her üniversitenin evrensel değerlere sonuna kadar sahip çıkması gerektiğini düşünüyoruz. Bu, üniversitenin özerkliğine dışarıdan yapılmış bir etki olarak da görülebilir. Bu tür etkinliklerin olmaması gerekir” dedi. 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx