Bahçeli, MHP TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu: (2)

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İsrail’in Gazze’ye saldırılarına ilişkin, ” Türkiye‘nin önerisi olan Uluslararası Barış Konferansı gecikmeksizin toplanmalıdır. İsrail ve Filistin arasında kalıcı barış için yarın bile geçtir.” dedi.

Bahçeli, MHP TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, 2023 ve takip eden yılların Türkiye‘nin dev gibi ayağa kalkışına sahne olacağını, bunu sağlayacak iradenin Cumhur İttifakı olduğunu söyledi.

Cumhur İttifakı’nın sınır ötesinde terörün başını ezen mücadele, Ege ve Doğu Akdeniz’de silah çeken ahlaksızlara milli duruş gösteren cesaret, Türkiye‘ye sahip çıkan ve Türk milletine hizmetkarlıkta sınır tanımayan inanmışlık ve vatan olduğunu belirten Bahçeli, zillete düşürülecek bir ülkelerinin olmadığını ifade etti.

İnançlarına sövenlere tahammüllerinin, etnik ve mezhep bölücülüğü yapanlara hoşgörülerinin olmadığını vurgulayan Bahçeli, “Bizim çetelere, suç örgütlerine, emperyalizmin güdümüne girmiş muhalefet partilerine, satılmış aydınlara, kiralık kalemlere, kursağından geçen bir lokmayı bu ülkeye borçlu olup da ihanet eden şeref yoksunlarına tavizimiz olmayacaktır.” diye konuştu.

Devlet Bahçeli, ülkeler arası irtibat ve ilişki ağlarının üst üste darbe aldığı, Filistin’de soykırımın yapıldığı, dehşet verici insanlık suçunun işlendiği bu dönemde zalimlerin karşısında mazlumların yanında durulması gerektiğine işaret ederek, “Çocukların katline sessiz kalamayız. Yüzü gözü kan revan içindeki bebeklerin yürek parçalayan hallerine tepkisiz duramayız. Bir halkın imhasına da göz yumamayız. ‘Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın’ anlayışı, bozuk ve bulanık bir anlayıştır. Nihayet o yılanın bir gün zehirli ağzını açarak bize de dokunacağını şimdiden öngörmek mecburiyetindeyiz.” ifadelerini kullandı.

“Duamız ve desteğimiz Filistinli kardeşlerimize yöneliktir”

MHP lideri Bahçeli, sözde medeni ülkelerin hepsinin Gazze’deki yıkım karşısında üç maymunu oynadığını, uluslararası toplumun felçli, uluslararası hukukun ayaklar altında ve küresel vicdanın buzlu ve sisli olduğunu belirterek, önü alınamayan ve kendiliğinden organize olan kalabalıkların İsrail saldırılarını farklı başkentlerde protesto ettiğini, İsrail’e nefret ve lanet yağdığını anlattı.

Buna rağmen Gazze’nin havadan ve karadan yine abluka altında olduğunu anımsatan Bahçeli, sivillerin yerleştiği kampların vurulduğunu; hastaneler, okullar, ibadethaneler, çocuk parklarının bombalandığını söyledi. Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Gazze’de korkunç bir katliam günbegün genişleyip yaygınlaşmaktadır. Bu gidişat durmazsa, bu soykırım sonlanmazsa, Orta Doğu her ihtimale açık olacaktır. Silahlar derhal susmalı, ateşkes sağlanmalıdır. Türkiye‘nin önerisi olan Uluslararası Barış Konferansı gecikmeksizin toplanmalıdır. İsrail ve Filistin arasında kalıcı barış için yarın bile geçtir. Daha fazla kan dökülmemelidir. Daha fazla çocuk hayattan koparılmamalıdır. Süregelen çatışmalar dinler ve medeniyetler arasında bir cepheleşmeye ve silahlı mücadeleye dönüşmemelidir. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın sabırlı, gayretli, haktan ve hakikatten yana adımları mutlaka karşılık bulmalı, taraflı tarafsız herkesçe desteklenmelidir.”

Bahçeli, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’ın Türkiye‘yi ziyaretini anımsatarak, “5 Kasım gecesi Ankara’ya gelen ABD Dışişleri Bakanı’na Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı’nın simgesel mesajlarla birlikte İsrail zulmünü bir kez daha ifade etmesi bize göre son derece anlamlı ve değerlidir.” dedi.

İsrail’in barbar saldırılarına itiraz etmenin herkesin, özellikle her devlet ve siyaset insanının ortak mükellefiyeti olduğunu vurgulayan Bahçeli, şunları kaydetti:

“Filistinlileri Mısır Çölü’ne sürmek için zemin oluşturan, Tevrat’tan alıntılar yapıp soysuz bir savaşa gerekçe bulmaya çalışan cani zihniyetin insan ve inanç haklarını ihlal etmesi hesabı sorulması gereken bir suçtur. Bu suçun bedeli ise inşallah bu dünyada ödetilecektir. Allah indinde son din İslam’dır. Dinin koruyucusu Allah’tır. Galip olan da Allah’tır. İsrail terörüne karşı Türkiye’nin duruşu hamdolsun sağlamdır. Duamız ve desteğimiz Filistinli kardeşlerimize yöneliktir. MHP, Sayın Cumhurbaşkanı’mızın ve Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nin alacağı ve tatbik edeceği her karar ve politikanın sonuna kadar yanındadır.”

“Dünyanın umudu Türk Devri’dir”

MHP Genel Başkanı Bahçeli, huzursuzluğun küreselleştiğini, yaygın ve yoğun adaletsizliğin küresel vicdanı yaraladığını dile getirerek, neoliberalizmin haksızlık yakıtıyla yüzdürülen, pusulası ve dümeni vicdansızlık olan korsan geminin her tarafından su aldığını söyledi.

Öte yandan dünyaya ümit ve huzur vadeden bir Türk kuşağı doğduğunu ve devrin Türk Devri olduğunu belirten Bahçeli, “Dünyanın kalbi Türk Kuşağı’nda atmaktadır. Geleceğin yükselen gücü Türk Kuşağı’dır. Barış, huzur, refah, kardeşlik, istikrar, adalet ve hakkaniyet Türk Kuşağı’nın müjdesidir.” şeklinde konuştu.

Türk Devletleri Teşkilatı 10. Zirvesi’nin 3 Kasım 2023’te Kazakistan’ın başkenti Astana’da gerçekleştirildiğini hatırlatan Bahçeli, şöyle devam etti:

“Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılında, Türk ve Türkiye Yüzyılı hedefleriyle Türk Devri’nin tutuşan meşalesi takdir edilecek ve hürmet duyulacak bir aydınlığın habercisidir. Türk dünyasının birlik ve beraberlik ruhu her alanda kökleşmeye başlamıştır. Bazı çatlak seslere rağmen tarihçilerin önemli bir bölümü 16. yüzyılı ‘Türk Yüzyılı’ olarak tanımlamışlardı. Allah’a çok şükür önümüzdeki yüzyıl, ikinci Türk Yüzyılı olacak, Türk kültür ve medeniyeti eski görkemli günlerine tekrar vasıl olacaktır. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın ifade ettiği gibi dünyanın umudu Türk Devri’dir. Yerden havaya toz kalkar, havadan yere rahmet iner, her kap kendine sızar, Türklük kıyamete kadar yaşar.

Millet kavramını tartışmaya açmak ve mensubiyet üzerinde kuşku uyandırmak için pusuya yatanlar; alt kimlikleri dirilterek etnisite temeline dayalı, ayrışmış bir toplum oluşturmak amacıyla ortam yoklayanlar; millete ait değerleri eleştirerek, milli tarih ve ecdadımız üzerinde tereddüt meydana getirmek için hava koklayanlar; bu yolla millet varlığından, milli kimliği zayıflamış, toplumsal bütünlüğü aşınmış şaşkın yığınlar yaratmak için fırsat kollayanlar Türk Devri’nde tasfiye edileceklerdir.”

Devlet Bahçeli, CHP kongresinde teröristlere selam verildiğini, kendisinin ise Türk ve İslam yurtlarını selamlayacağını söyleyerek, kendisini dinleyenleri, Türk Devri’ni gururla, onurla, heyecanla, bahtiyarlıkla selamlamak üzere ayağa kalkmaya çağırdı.

Bahçeli, “Türk Devri’nin mimarları Sayın Cumhurbaşkanı’mız başta olmak üzere Özbekistan Cumhurbaşkanı’na, Kazakistan Cumhurbaşkanı’na, Azerbaycan Cumhurbaşkanı’na, Kırgızistan Cumhurbaşkanı’na, gözlemci ülkeler olan Türkmenistan Cumhurbaşkanı ile Macaristan Başbakanı’na en derin şükran hislerimle teşekkür ediyorum. Kıbrıs Türk Devleti’nin önümüzdeki Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi’nde gözlemci üye statüsüyle yer alacağına inanıyor, 3 Kasım Astana Zirvesi’nin Türk milletine ve Türk devletlerine hayırlı olmasını Allah’tan diliyorum.” diye konuştu.

“Türk milletinin tarihi ve milli ortak değeridir”

MHP Genel Başkanı Bahçeli, 10 Kasım 2023’te, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete irtihalinin 85’inci yıl dönümünün anılacağını hatırlatarak, ölüm raporunu imzalayan dokuz tıp profesörünün “10 Kasım 1938 Perşembe sabahı, saat dokuzu beş geçe, muazzez ve büyük hasta terk-i hayat eylemiştir.” ifadesini kullandığını anlattı.

“Atatürk, Türk milletinin varlığına kasteden her türlü sinsi tertibin farkına vararak onları deşifre etmiş, milleti uyandırmış, Türk milletinin yolunu aydınlatmıştır. Her alanda bağımsız olmayı esas alan, milli menfaatlerden taviz vermeyen, baskıya, dayatmaya, esarete karşı geri adım atmayan bir politika izlemiş, tüm dünyanın Türkiye’ye gıptayla bakmasına neden olmuştur. O, Türk milletinin tarihi ve milli ortak değeridir. Atatürk’ün kurtuluş mücadelesini verdiği zorlu dönemde yaşananlar, her Türk vatandaşının çok iyi öğrenmesi ve ibret alması gereken bir dönemdir. Çünkü Büyük Atatürk’ün de dediği gibi Türk milletinin şahsi menfaatlerini düşmanların siyasi emelleriyle birleştirebilecek gafillerin ihanetleriyle her zaman karşılaşması mümkündür.”

Devlet Bahçeli, Atatürk’ün bir yandan Türk milletinin kendine olan güvenini, var olma kararlılığını güçlendirirken; diğer yandan da milletin arasına nifak sokan art niyetlilerle mücadeleye öncelik verdiğini belirterek, bu nedenle Türk milletinin gurur duyduğu, feyzaldığı değerleri yıpratarak güven duygusunu yok etmek isteyenlerin hedeflerinden birinin de Atatürk olduğuna işaret etti. Bahçeli, “Selanik’teki pembe boyalı evin ikinci katındaki ocaklı odada doğan, 57 yıllık bir hayata devasa bir tarihi sığdırıp İstanbul Dolmabahçe’de rahmeti rahmana kavuşan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, Türk nesilleri her daim saygıyla hatırlayacaktır. 10 Kasım esasen bir matem günü değil, Aziz Atatürk’ü idrak vesilesi, düşüncelerini ifade vetiresi, eserlerini muhasebe veçhesi, Cumhuriyet’i öncesi ve sonrasıyla kavrama vefasıdır.” şeklinde konuştu.

“Demek ki içimize doğmuş”

Devlet Bahçeli, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Benim hayatta yegane fahrim, servetim Türklükten başka bir şey değildir” sözünü aktararak, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Türklüğün medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyetinin, bundan sonraki inkişafı ile istikbalin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doğacağından şüphe duymuyordu. Devamında aynen dediği şuydu, ‘Bu söylediklerim hakikat olduğu gün, dileğim şudur: Beni hatırlayınız.’ Elbette her zaman hatırlayacağız, her ortamda da hatırlatacağız. Milli Mücadele’nin lideri, Türkiye Cumhuriyeti’nin banisi, ilk Cumhurbaşkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü vefatının 85’inci yıl dönümünde saygıyla, minnetle, rahmetle anıyorum. Türk milleti hiçbir güce eğilmeyecek, vatan evlatlarının özündeki cevheri ortaya çıkartarak şer odaklarının heveslerini kursaklarında bırakacaktır. Bu vesileyle Kurtuluş Savaşı’nın isimli isimsiz nice kahramanına, şehitlerimize, elleri öpülesi ceddimize de Allah’tan rahmetler niyaz ediyor, aziz hatıraları önünde tazimle eğiliyorum.”

Toplantının ardından Bahçeli, bir gazetecinin, Özgür Özel’e yönelik CHP Genel Başkanlığı konusunda daha önce yaptığı yorumunu anımsatarak “Özgür Özel CHP Genel Başkanlığına seçildi” ifadesini kullanması üzerine, “Demek ki içimize doğmuş.” yanıtını verdi.

(Bitti)

Kaynak: AA / Politika

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx